İKTİSADİ KORİDORLARIMIZ : ZİHİNSEL MUHASEBE

ZİHİNSEL MUHASEBE

Sahip olduğumuz varlıklarımızı ki en temel şekliyle paramızı, zihnimizin odalarında bir ayrıma tuttuğumuzun farkında mıyız? Eğitim, eğlence, kıyafet, yeme-içme, tatil. Paramızı kaynağına göre farklı şekillerde harcama eğiliminde oluyoruz. Maaş ikramiyeleri, şans oyunları, hediyeleri daha kolay ve rahatça harcarken normal maaşımızı harcama da daha temkinli davranıyoruz.

Peki neden?

Davranışsal iktisat alanındaki çalışmaları sebebiyle 2017 Nobel İktisat ödülünü kazanan Chicago Üniversitesi İşletme Fakültesi’nden Profesör Richard Thaler
insanların farklı maliyetlerine farklı ‘’Zihinsel Muhasebe’’ yöntemi kullandıklarını ve böylece her 20$’ın her zaman aynı 20$’a eşit olmayacağını gösteren çalışmalarda bulunmuş. Paramızı tek bir havuzda toplamak yerine zihnimizde nasıl kategorileştirdiysek ona göre kazanç ve kayıp durumumuzu belirliyoruz ve sonuç olarak aslında rasyonel olmayan ekonomik kararlar alıyoruz.

KAYIP/KAZANÇ İKİLEMİ

Zihinsel muhasebeye dair çok net fikir edinebileceğimiz bir deney yapılıyor. Bir grup katılımcıya iki soru soruluyor: ‘’Bir tiyatro oyunu için 20$ ödeyeceksiniz, ancak kapıda fark ettiniz ki cebinizden 20$ düşüp kaybolmuş. Yine de başka bir 20$ verip oyuna girer misiniz?’’ ‘’Bir tiyatro oyununa daha önce 20$ ödeyip bilet aldınız. Ancak tam kapıda fark ettiniz ki biletiniz kaybolmuş. Tekrar 20$ verip bilet alır mısınız?’’

İlk soruya katılımcıların %88’i evet derken ikinci soruya ise sadece %46’sı evet diyor. Hâlbuki resmin bütününe baktığımız zaman toplam maliyet ikisinde de aynı 40$. Nasıl oluyor da kazanç (tiyatro oyunu izlemek) ve kaybı (40$) aynı olan bir olayda soruyu özünde aynı ancak şekil itibariyle değiştirdiğimiz an farklı sonuçlar elde ediyoruz.

Burada geleneksel iktisadın gerçek hayattaki yansımaları felce uğruyor zira insan psikolojik etkiler ışığında fazlasıyla hareket eden bir varlık. Kaybedilen biletin acısı belirleyici unsur oluyor çünkü kayıp para ile tiyatro oyunu arasında zihnimiz bağlantı kurmazken kayıp bilet ile doğrudan bağlantı kuruyor. Yani toplam maliyet aynı olsa bile zihnimizde kayıp para ile kayıp biletin maliyeti aynı değil.

Bir başka örnek olarak diyelim ki bir iş üzerinde yoğun bir şekilde çalıştınız ve patronunuzun iyi gününe denk gelerek hiç hesapta yokken 200 TL prim aldınız.
Hemen akşamına şık bir restoran da kendinize bir yemek ısmarlayıp 200 TL’yi çatır çutur yediniz.

Ya da yeni evlendiniz ve tost makinesi için 500 TL’lik bir bütçe ayırdınız lakin en yakın arkadaşınızdan hediye olarak geldi. Sizde hiç aklınızda yokken ayırdığınız 500 TL ile kahve makinesi aldınız.

Normalde ne bir yemek için 200 TL harcardınız ne de kahve makinesine ihtiyacınız vardı belki kahve bile sevmiyorsunuz. Peki, neden gereksiz harcama yapma eğilimi gösterdik? Neden ihtiyacımız olmayan bir şey aldık?

İşte tam bu noktada zihinsel muhasebemiz devreye girdi. 200 TL’mizi hiç hesapta olmayan bir para ve 500 TL’mizi ise elektronik eşya parası olarak zihnimizde kodladığımız için kolayca harcayabildik. Halbuki elimize geçen paraya isimlendirme yapmadan bütün olarak bakabilsek bölmeden çoğalabileceğine şahit olabiliriz. Bir deneyin canım ne çıkar birikimleriniz yanınıza kar bile kalır!

İKTİSADİ KORİDORLARIMIZ : ZİHİNSEL MUHASEBE

İKTİSADİ KORİDORLARIMIZ : ZİHİNSEL MUHASEBE” hakkında 2 yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön