DİDEROT ETKİSİ

DİDEROT ETKİSİ

Bu yazımızda bizi tüketim yapmaya iten Diderot Etkisinden bahsedeceğiz. Bu etkiyi anlatmadan önce kendi yaşadıklarımla bağlantı kurarak ilerlemek istiyorum.

2017 yılıydı. Gümrük müfettişliği görevinden istifa ettim ve özel sektöre transfer oldum. Müfettişken lojmanda kalırdım ve istifa ettikten sonra 2 ay içinde lojmanı boşaltmam gerekiyordu. Bana verilen mühleti aşmadan 2 ay içinde evi boşalttım ve kiraladığım bir eve taşındım. Taşınırken eşim, perdeler uymayacak değiştirelim dedi. Olur dedim. Sonra gardırop zaten eskidi yeni eve gitmez onu da değiştirelim dedi. Ona da tamam dedim. Sonra koltuk takımı, halılar şeklinde liste uzadı gitti.  

Eve taşındıktan sonra bu ev daha büyük bir televizyon daha almalıyız dedi. Onu da aldık almasına ama ben bu özel sektöre transfer olmaktan bir şey anlamamıştım. Çünkü borca giriyordum. Kamuda çalışırken en azından borcum yoktu diye çok defa düşündüğüm oldu.

Neyse, bu konu benim aklıma Diderot Etkisini getirdi. 1713 – 1784 yılları arasında yaşamış olan Diderot’a bir tane pahalı röpteşambır hediye edilir. Yani zengin damat pijaması 🙂

Diderot röpteşambırını giyince kendini havalı hissetmeye başlar ve çevresindeki eşyaların ne kadar eski olduğunu düşünür. Önce çalışma masasını değiştirir, arkasından kitaplığını, arkasından sandalyesini derken birçok eşyasını değiştiriverir. (Joshua Becker)

Diderot daha sonra bu yaptığını düşünmeye başlar ve bütünlüğü koruma kaygısının/duygusunun bunlara neden olduğuna kanaat getirir. Çünkü röpteşambır gibi asil bir kıyafete eski, modası geçmiş masa, sandalye gibi diğer eşyalar uyumsuzluk arz etmiştir. Diderot bütünlüğü korumak adına sırasıyla bütün eşyalarını değiştirmiş ve gereksiz harcamalara girmiştir. (James Clear)

Aslına bakarsanız, günlük yaşantımızda hepimiz bu duruma düşeriz. Örneğin, bir pantolon aldığımızda, mevcut ayakkabılarınızın pantolonun altına gitmeyeceğini düşünür yeni ayakkabı almanın planlarını yapmaya başlarız. Ev aldığımızda, mobilyaları yeniler, evdeki dolapları değiştiririz.

İNSAN İLİŞKİLERİNDE REFERANS NOKTASI

Peki Diderot Etkisini insan ilişkilerinde yaşadığınız olur mu?

Bilmiyorum doğru mu düşünüyorum ama bazen ben bunu hissediyorum. Kafamdaki bağlantı noktasını açıklamak için Diderot Etkisine geri dönelim. Kahramanımız Diderot çok havalı röpteşambırını zihninde referans noktası olarak belirleyip diğer eşyaların ne kadar değersiz olduğuna karar verdi.  (Olağanüstü Kanıtlar)

Çevremizde de bir kişinin referans alındığı, diğer kişilerin yüzüne dahi bakılmadığı olaylar yaşamıyor muyuz? Örneğin, makam mevki sahibi biri geldiğinde herkesin onun etrafına koşuşturması ve diğer insanların değersiz durumuna düşürülmesi. Ülkemiz özelinde makam, mevki, zenginlik gibi gücün göstergeleri insanlarımız için çekim merkezi haline gelebiliyor. Ben bile askerde albay ile binbaşını yan yana görünce binbaşının yüzüne bakmazdım. Ben ki, küçücük, minnacık bir çavuş. İster istemez selamımı albaya bakarak verirdim. Benim bu yaptığım aslında insan psikolojisinin altında yatan gerçekleri gösteriyor olabilir.

Velhasıl kelam, bilmediğiniz bir şey anlatmadım aslında. Diderot’a düşünür demişler ama bizim de düşündüğümüz bildiğimiz bir konuyu düşünmüş ve bu etkinin adını almış.

DİDEROT ETKİSİ

DİDEROT ETKİSİ” için bir görüş

  1. Ne yazık ki güzel ülkemizin mevcut psikolojisinin metne dönüştüğü hali okumuş oldum. Oysa ki yaşam çok daha basit ve anlaşılabilir düzeydedir. Sadece bir adım geri atarak kendimize bakmamız tüm bunları güzel bir şekilde kavramamızı sağlayacaktır ama ne fayda ki çıkarımlarımız ancak metinde anlatılan eşleştirmeler çerçevesinde kalmaktadır. Diderot’ a selam olsun!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön