Yazar: GAMZE GÜNDÜZ HALICI

ACILARA YÜRÜYOR VE KORKMUYORUZ

Günümüzde bedelsiz sahip olabildiğimiz mal ve hizmet kaldı mı? Artık salgın sebebiyle tertemiz havayı filtresiz(maskesiz) içimize çekmenin bile bir bedeli var. İster dışarıda ister evimizde internet üzerinden alışverişlerimiz için yaptığımız ödemeler çoğu zaman bir miktar canımızı yakmaz mı? Çok gerekli miydi? Bunu neden aldım ki? Bu paraya değer miydi? Sevgili Psikonomikler, yalnız değilsiniz. Hepimizin maruz kaldığı acı dosyasını açıyorum. İlk kez Ofer Zellermayer (1996) tarafından tanımlanan Ödeme Acısı (The Pain of Paying) para harcadığımızda yaşadığımız bir acı çeşididir. Geleneksel ekonomi modellerinde para harcamak maliyet ve fırsat maliyeti ile sınırlı kalmıştır. Bu açıdan geleneksel iktisat modellerine göre kaybedilen para ile bir şeyi başarmak için harcanan para arasında bir fark yoktur. Tüketicilerin para harcarken yaşadıkları duygusal süreç göz ardı edilmiştir.

ANILARIMIZ GERÇEK DEĞİLSE GERİYE NE KALIR?

Mandela Etkisi, bir ya da birkaç insandan ziyade bir grup insanın bir olay, kişi ya da şey ile ilgili yanlış bir anıya sahip olması durumudur. 2010 yılında yazar ve doğaüstü araştırmacısı olan Fiona Broome eski Güney Afrika Başkanı Nelson Mandela’nın 1980 yılında hapishanede öldüğüne dair anısını birçok kimsenin paylaştığını fark eder. Ancak bilenler bilmeyenlere anlatsın; Mandela ne 1980 yılında ölmüştür ne de hapishanede. (Nelson Mandela) Ortaya attığı iddiayı destekleyen ve bununla ilgili anılara (hatta dul eşinin cenaze töreninde konuşma yaptığını haberlerde gördük!) sahip olduklarını söyleyen insanlar karşısında Broome, bu yanılsamaya Mandela Etkisi adını vererek bununla ilgili çalışmalar yürütmeye başlıyor.

KUMARBAZ YANILGISI

1913 yılında Monte Carlo’daki bir kumarhanenin rulet masasında olma olasılığı 136,8 milyonda bir olan bir şey oldu: top 26 defa art arta siyaha düştü. Her seferinde siyaha denk geldiğine şahit olan müşteriler ise devamlı daha büyük heyecanla kırmızıya bahis oynamaya başladılar. Art arta bu kadar siyah gelmenin sonucu kırmızının gelmek için can atıyor olmasıdır coşkusuyla o gün epey para kaybettiler. Tarihe Monte Carlo Yanılgısı olarak geçerken her zaman ki gibi tek kazananın kumarhane sahibi olduğunu da anlıyoruz, neyse konumuz bu değil.

SEYİRCİ ETKİSİ

Haberlerde bazen pes dedirten, oturduğumuz yerden saydırdığımız, ‘’Yahu ben olsam şöyle yapardım. Yok artık böyle mi yapılır! Yazıklar olsun!’’ diye hayıflandığımız birçok acil, tehlikeli, sıra dışı, zararlı durum veya olayları okuyoruz görüyoruz. Peki, hem bir o kadar uzak hissettiğimiz hem de her an ensemizde bitecek bu tür durum ve olaylarla karşılaştığımızda gerçekten nasıl bir tepki verirdik? Ani olarak ortaya çıkan ancak hızlı bir şekilde müdahale edilmesi gereken bu zor durumlara müdahil mi olurduk? Etrafımızdaki insanların tepkilerini inceleyip bir hamlede mi bulunurduk? Yetkililere mi haber verirdik? Tepkisiz mi kalırdık?

İKTİSADİ KORİDORLARIMIZ : ZİHİNSEL MUHASEBE

Sahip olduğumuz varlıklarımızı ki en temel şekliyle paramızı, zihnimizin odalarında bir
ayrıma tuttuğumuzun farkında mıyız? Eğitim, eğlence, kıyafet, yeme-içme, tatil. Paramızı
kaynağına göre farklı şekillerde harcama eğiliminde oluyoruz. Maaş ikramiyeleri, şans
oyunları, hediyeleri daha kolay ve rahatça harcarken normal maaşımızı harcama da daha
temkinli davranıyoruz.

Başa dön