SEYİRCİ ETKİSİ

HERKES GÖRÜYOR! KİM DUR DİYOR?

Haberlerde bazen pes dedirten, oturduğumuz yerden saydırdığımız, ‘’Yahu ben olsam şöyle yapardım. Yok artık böyle mi yapılır! Yazıklar olsun!’’ diye hayıflandığımız birçok acil, tehlikeli, sıra dışı, zararlı durum veya olayları okuyoruz görüyoruz.

Peki, hem bir o kadar uzak hissettiğimiz hem de her an ensemizde bitecek bu tür durum ve olaylarla karşılaştığımızda gerçekten nasıl bir tepki verirdik? Ani olarak ortaya çıkan ancak hızlı bir şekilde müdahale edilmesi gereken bu zor durumlara müdahil mi olurduk? Etrafımızdaki insanların tepkilerini inceleyip bir hamlede mi bulunurduk? Yetkililere mi haber verirdik? Tepkisiz mi kalırdık? Yoksa zamanımızda oldukça revaçta olan sosyal medyaya malzeme çıktı dürtüsüyle telefon ile çekim yapanlardan mı olurduk? Mantık? Vicdan? Sorumluluk? ‘Bana dokunmayan yılan bin yaşasıncılık? Hangi davranışımız daha rasyonel olurdu?

1964 yılında New York’ta bir kadın sokak ortasında öldürülüyor: Kitty Genovese. Olaya tanık olan 37 kişinin olaya müdahale etmeyip polise haber vermemeleri haberleri The New York Times da yer alınca büyük yankı uyandırıyor.

“Dâhil olmak istemedim.”, “Nasılsa biri aramıştır.”

Bu kısa cümleler ve barındırdığı birçok sebep üzerine John Darley ve Bibb Latane çalışmalar yaparak Seyirci Kalma Etkisini (The Bystander Effect) ortaya koyuyorlar.

KASADAN ÇALINAN BİRA DENEYİ

Deneylerden biri market ortamında gerçekleştiriliyor. Deneyden haberi olan kasiyer müşteri/müşterilerden izin alıp depoya gidiyor. Bu sırada hırsız rolünü oynayan kişi biralardan çalıp kaçıyor. Sonuçlar gösteriyor ki tek başına olan insanların hırsızlığı bildirme oranı iki kişi ya da daha fazla sayıda olan insanlara göre daha yüksek. Tek başına eyleme geçme olasılığımızın daha fazla olduğunu gösteren diğer deneyleri izlemek isterseniz. ( DENEY-1, DENEY-2)

Seyirci etkisinde acil bir olaya müdahale etme olasılığımız yalnız başımıza olduğumuzda tamamen bizim sorumluluğumuzda kaldığı için artıyor. Ancak kalabalık bir ortamda olduğumuzda ise ister sorumluluk deyin ister vicdani kalıntılarımız; kişilere kolayca bölüştürüp, üzerimizde daha az baskı hissettiğimizde ya müdahalede bulunmuyoruz ya da daha geç harekete geçiyoruz.

 John Darley ve Bibb Latane yaptıkları deneyler sonucu yayımladıkları makalelerinde başkalarının mevcudiyetinin seyirci müdahalesini gerçekten kolaylaştırmakta olduğunu belirtiyorlar. (Diffussion of Responsibility, Latane ve Darley, 1968). Bu tür olaylarda yardım etmezse hissedeceği suçluluk ve utanç ya da durumun değerlendirmesini yanlış yaparak aptal durumuna düşmek istememek çoğu insanı ikilemde bırakıyor. (BYSTANDER “APATHY” BIBB LATANÉ ve JOHN M. DARLEY Amerikalı bilim adamı Cilt 57, No. 2 (SUMMER 1969), s. 244-268)

Seyirci kalma etkisinin sorumluluğu başkasına yükleme yönünü iş hayatında özellikle takım/grup çalışmalarında görmek oldukça sık rastlanılan bir durum. Birçok kişi zaten yapan biri çıkar deyip en basit işleri bile başkalarına yıktığı için günün sonunda en temel yapılması gereken bir iş bile yapılmamış olarak ortaya çıkabiliyor. Hem günlük yaşantımızda hem de iş hayatımızda seyirci etkisinin belirmesini engellemek için ortaya bir söz söylemek yerine kişileri direkt muhatap almalı yani kişiye sorumluluğu bizzat yüklemeliyiz.

Seyirci etkisiyle ilgili yaptığım okumalar bana Gabriel Garcia Marquez’ın Kırmızı Pazartesi kitabını hatırlattı. “Santiago Nasar, öldürüleceği gün, piskoposun geldiği vapuru beklemek için sabah saat beş buçukta kalkmıştı ” cümlesiyle başlayan kitap sürpriz sonlu değil, kitabın sonunda ne olacağı en başından söyleniyor: bir cinayet işlenecek. Cinayetin işleneceği, katilleri, sebebi bütün kasaba halkı tarafından bilinmesine rağmen belirli sebeplere dayanılarak cinayete kimsenin engel olmaması oldukça çarpıcıdır.

PEKİ YA KURBAN BİZSEK?

Son olarak yineleyeyim. Kalabalığın güven vermemesi gerektiği açıkça ortada. Hayat kurtaran bilgi olabilir dikkat ediniz. Gözünüze birini kestirip, ‘’Hey sen, şapkalı, kahverengi hırkalı vs. lütfen bana yardım et!’’ Diyerek sorumluluğu tek kişiye yükleyip yardım edilme şansınızı arttırabilirsiniz. ( Daha fazla okuma için…)

SEYİRCİ ETKİSİ

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön